'' Adımız ister Türk, ister Arap, ister Fars, ister Kürt olsun ,tenimiz ister beyaz, ister sarı, ister esmer olsun, Kadın olarak erkeğin sömürgesi mülkiyeti, kaba ve psikolojik şiddetin bir hedefi, mağduruyduk...

Ama bir yanım hep , Kürdistanlı bir kadın olarak, ne zaman temsil hakkı buluruz rengarenk kadınlar arasında? kendi rengimizle ne zaman sorunlarımızı dile getiririz?' diye sorgulamalarla yanıyordu için için...

Bir yanımız Gülerken, diğer yanımız hep yarım kalıyordu. Sürgün parçalıyor, ikiye bölüyüyordu.''