”21 Ocak 1992 Önder Abdullah Öcalan”
Yurtsever Kürdistan Halkına!
“Kürdistan, 20. yüzyılı devrim temelinde insanlığa sahip çıkarak kapatacaktır…”
Halkımız ve Kürdistan açısından hep baş aşağıya olan; hep sayısız işgalciye, istilacıya, barbar sömürgeciye hizmet etmekten öteye gitmeyen; insan mıyız değil miyiz, insan yerine konuluyor muyuz konulmuyor muyuz, kendimizin bile anlayamayarak günümüze kadar böyle süre gelen bu kör gidişata dur demek için artık bizim içine girdiğimiz büyük Kürdistan Devrimi vardır.
Mazlum, Cefakar, Yiğit Kürdistan Halkı!
Nereden bakarsak bakalım, hangi gerekçeyi sıralarsak sıralayalım; dine bakalım, felsefeye bakalım, bilime bakalım ve bir de kendi yaşamımıza bakalım; görüyoruz ki eğer biraz namustan, saygıdan, insanca yaşamdan bize de pay düşecekse, artık hiçbir biçimde kabul edilemeyecek, mazur görülemeyecek bu düşmanın bize dayattığı yaşama nihai darbeyi vurmak, bir an önce onu yerle bir ederek başımızdan atmak için, her şeyimizi ortaya koymamız gerektiğini şimdi daha iyi anlıyor ve buna her zamankinden daha fazla inanıyoruz. Bu konuda bizden ilerleme bekliyorsunuz, daha güçlü yürüme bekliyorsunuz, doğrudur ve biz de diyoruz ki; artık bugün büyük Kürdistan Devrimi için, bu büyük yürüyüşü ve amansız savaşı şimdiye kadar hep hızlandırmanın yoğun çabası içerisinde olduk. Nitekim şimdiye kadar yaşadığımız biraz da bu oldu.
Şimdiye kadar biraz savaştık; bundan sonra her şeyimizle kendimizi ortaya koyarak, sonuna kadar bir insan için ve bir halk için ne gerekliyse onu büyük bir savaşla kazanma kararımızı verdik. Bir tekimiz bile kalsa, yine de bundan başka hiçbir şeyi kabul etmeyecektir. Artık şanlı yürüyüşümüzü zaferle taçlandırmak için birlikteyiz. Kazanmak için büyük bir fırsatla da karşı karşıyayız. Bunu bizden tarih istiyor. Dinden, Allah’tan anlayan varsa, bunu din de, Allah da istiyor. Bilimden, felsefeden anlayan varsa, bilim-felsefe de istiyor. Biz gücümüzü halkımızdan alıyoruz. İnsanlığın gerek geçmişte ve gerekse günümüzde hiçbir biçimde kabul edemeyeceği bu lanetli yaşamı, hem de çok kısa bir sürede yerle bir etmek için sözleşiyoruz, yerle bir etmek için bu büyük kararı birlikte vermeye çalışıyoruz.
Sizlere; kendimizi, partimizi tanıtmayı gerekli görmüyoruz. Her gün yanı başınızda bir kahramanlık abidesi gibi dikilen şehitler var. Teslim olmamak için son kurşunu kendine sıkan oğul ve kızlarınız var. Yaşamını gerektiğinde hiçe sayan, karda-fırtınada özgürlük uğruna soğuk nedir bilmeyen, her gün yanı başınızda direnerek şehit düşen kahramanlık abideleri var. PKK, onların PKK’sidir. Biz yaşamı bundan ibaret görüyoruz. Bütün PKK’liler böyledir diyoruz. Ve bu, en gerçek şeref ve onurumuzdur diyoruz. Kürdistan bu temelde, bugün kuzeyde, güneyde, doğuda ve batıda biraz ayağa kalkıyor. Bu bütün o yüz yılların baskısını, işkencesini yerle bir ederek, her türlü sahtekârlığı bir tarafa bırakarak, ilk defa büyük bir Kürdistan Devrimi’ni gerçekleştirmek için, güneyi-kuzeyi birleştiriyor ve yine her türlü mezhepten, her türlü bölgeden, her türlü aşiretten okumuş-okumamış, kadın-erken, çocuk-ihtiyar kesimleri bir araya getirerek ayağa kaldırıyor.
Sevgili Halkımız!
Çok zayıf, belki de hepinizden en zayıf birisi olarak; tek bir kişinin tek bir kelime bilmediği, adını bile kabul etmediği, “ben Kürt’üm” de demediği bir yerde borçlu ve tek bir fişeğe bile sahip olmayan birisi olarak; bugün ise sizlerin büyük sevgisine mahzar olan birisi olarak diyorum ki, benim tecrübem, en zayıf birinizin bile neleri ortaya çıkarabileceğini göstermiştir. Eğer siz bizden bir şeyler almak istiyorsanız bizim yaşamımıza bakın; hiçlikten, yokluktan nelere kadir olduk, neler yaratabildik. Ve bu, bir yerde sizsiniz. En zayıfınız bunu yapıyorsa, siz bin defa daha fazlasını yapabilirsiniz. Bütün oğul ve kızlarınız, genç ve yaşlılarınız benden fazla yapabilir. Buna inanıyorum. Biz bunun yol ve yöntemini size verdik. Dolayısıyla her “Kürdistanlıyım”, “bu davada ben varım” diyen, daha fazlasını yaratabilir.
Eğer biz bugün dünyanın, dostun-düşmanın tanıdığı bir halkı yaratmışsak, siz bizden daha fazla bağımsız ve özgür bir halkı onlara kabul ettirebilirsiniz. Bundan hiç kuşkunuz olmasın. Her “Kürdistanlıyım”, “bu ulus savaşımında şerefle benim de yerim vardır” diyen kişi, biraz akıllı yürürse, nerede nasıl davranmak, nerede nasıl vurmak, nerede nasıl çekilmek, nerede nasıl kimi vurmak, nerede nasıl konuşmak, kimi nasıl ikna etmek gerektiğini iyi bilirse, kısacası bu savaşın sanatını doğru uygularsa daha fazlasını yapar; bu temelde sizlere de, hepimize de kazandıracaktır.
Yiğit Halkımız!
Devrimde tam zaferi gerçekleştirmek için her şeyinizi ortaya koymaya tekrar tekrar sizi çağırırken, bunun dışında benim de, PKK’nin de hiçbir yaşamı kabul etmeyeceğimizi, tam zaferden, tam bağımsızlık ve özgürlükten, bu temelde insanlıkla, komşu halklarla birleşmekten başka bir yaşama rıza göstermeyeceğimizi söylüyor, sizlere onanca coşkumuzla sevgi ve saygılarımızı sunuyorum.
-Yaşasın Halkımızın Şanlı Serihildan Yürüyüşü!
